Takeda Sokaku Daito-Ryu Aiki jutsu

Takeda Sokaku Daito-Ryu Aiki jutsuÖzde, Aikijutsu savaş alanında zırh giyen diğer Bushi'lere (askerler) karşı kullanılmak için Toso teknikleri (kılıç ve mızrak) temel alınarak geliştirilmiştir. Zamanla, jujutsu ikinci planda kalan bir eğitim olarak çalışılmaya başlanmıştır. Jujutsunun içinde Aiki no jutsu (Aikijujutsu) denilen ve yüksek dereceli samurailer için saklanan ikinci bir çalışma vardır. Jujutsu teknikleri saldırmak için de kullanılabildiği halde, aiki no jutsu kesinlikle savunmaya yönelik bir sanattır. Bu teknikler zaman ve ihtiyaçlara bağlı olarak gelişim göstermiş, Kai Eyaleti'ndeki Takeda Ailesi içinde bir "gotenjutsu" ya da saray içinde, soylular arasında öğretilen bir savaş sanatı olarak nesilden nesile devredilmiştir. Daha sonra Takeda Komitsugu, bu öğretiyi Aizu Klanı'na aktarmıştır. Daito Ryu'nun Aizu Klanı'na geçmesinden sonra, en üst düzey memurlar, lordlar ve generaller, Aizu kalesi içinde kendilerini korumak için Aiki no Jutsu eğitimi almaya başlamışlardır. (Çoğunlukla suwariwaza ve hanmi handachi olarak görülür. Bu tekniklere aynı zamanda "oshikiuchi" de denmektedir, fakat bu terimin savaş tekniklerini mi yoksa bazı geleneksel adap kurallarını tanımlamak için mi kullanıldığı konusunda bazı sorular da vardır). Edo Kalesi'nde dördüncü Tokugawa Shogunu'nun eğitmeni olan Masayuki Hochina'nın, Oshikiuchi'nin gelişimini tamamladığı ve bunun daha sonra, Meiji Dönemi sırasında Takeda Ailesi'nin Gotenjutsu'su ile birleşerek modern Daito Ryu'yu oluşturduğu söylenmektedir.

"Bu sanatın (Daito Ryu) amacı, öldürülmemek, darbe yememek, tekme yememektir. Biz de vurmaz, tekme atmaz ve öldürmeyiz. Bu, sadece kendini korumak içindir. Rakiplerimizle, onların güçlerini ve saldırganlıklarını kullanarak uygun bir şekilde başa çıkabiliriz. Kadınlar ve çocuklar bile bunu kullanabilir. Buna rağmen sadece saygı değer kişilere öğretilmektedir. Yanlış bir şekilde kullanımı korkutucu sonuçlar doğurabilir. ..." – Takeda Sokaku.

Takeda Sokaku, Meji döneminde yaşamıştır (1868 – 1912). Yaşadığı dönem içinde tüm Japonya'da köklü değişimler olmuştur (Meiji reformları). Batılı tarzda yaşamın toplum hayatında kabullenilmesi, geleneksel ticaret anlaşmalarının genişletilmesi ve tüm insanlara eşit davranılmasının sağlanması için "samurai" sınıfının kaldırılması, bu yeniden yapılanma hareketinin kapsamındaydı. Meiji yeniden yapılanma süreci içindeki değişimlerden biri de, 1876'da halk içinde kılıç takılmasına dair yasak getirilmesiydi. Takeda Sokaku, Daito Ryu jujutsu'nun öncelikli olarak Kenjutsu (kılıç) üzerinde yoğunlaşan tekniklerini Aikibujutsu'ya uyarlayarak bazı değişikliklerin yapılması gerektiğini anlamıştı (kuminchi teknikleri 1922'ye dek "Daito Ryu Jujutsu" olarak adlandırıldı. Yapılan araştırmalar, "Aiki" kelimesinin, daha sonra Omoto-Kyo'nun lideri Deguchi Onisaburo'nun önerisiyle eklendiğini göstermektedir), böylece daha çok Taijutsu (silahsız teknikler) üzerinde durulmaya başlandı. Bu değişikliklerin ve Sokaku'nun bir zamanlar halktan özellikle saklanan bu sanatı yayma arzusunun bir sonucu olarak yeniden gözden geçirilmiş Daito-ryu oldukça yaygınlaştı ve Sokaku bu düşüncesinin başarıya ulaştığını görmenin tadını çıkardı. İlginç bir not olarak, Takeda Sensei'nin tüm Japonya'da dolaşarak aynı anda değişik öğrenci gruplarına ders vermeyi tercih ettiğini ve bir dojoda asla uzun bir süre kalmadığını da belirtmek gerekir (dendiğine göre bu teknikleri öğrencilerine ayrıntılı olarak öğretmek yerine sadece gösterirmiş). Tuttuğu kayıtlara bakılırsa, Takeda yaşamı boyunca en az 30000 öğrenciye ders vermiştir.

Aikido Nedir?

Aikido isimli savaş sanatı son yıllarda, hem doğum yeri olan Japonya'da hem de yurt dışında çok yaygın bir biçimde çalışılmaya başlamıştır. Bu durum, son kırk yıl içinde bu sanatın sürekli olarak gelişmesinin ve daha yakın zaman içinde Hollywood filmlerine konu edilmesinin ve bu filmlerin milyonlarca insan tarafından görülmesinin doğal bir sonucudur. Her ne kadar doğru bir şekilde bir savaş sanatı olarak tanımlansa da, aikido, insanların zihninde judo, karate, kung-fu ve taekwondo gibi diğer savaş sanatları ile aynı yere konmaya devam etmektedir.

Peki, aikido'nun diğer savaş sanatı sistemlerinden farkı nedir? Aikido, tekniklerin uygulanışındaki açık farklılıkların yanı sıra, sadece bir kendini koruma sanatı olması açısından benzersizdir. Aikido'da gerçekte saldırı hareketleri yoktur ve bu özelliği, bu sanatın felsefi ve ahlaki ilkelerini yansıtır. Diğer savaş sanatı sistemlerinde hem saldırı hem de savunma teknikleri bulunur ve günümüzde pek çoğu sportif etkinlikler üzerinde yoğunlaşmışlardır. Örneğin 1964'den beri Olimpiyatlara alınan judo veya karate ya da taekwondo ile çeşitli savaş sanatları bu duruma iyi birer örnektir. Bu savaş formlarını uygulayan pek çok kişi için, yarışmalara katılmak ve kazanmak, kendini koruma tekniklerini öğrenmekten daha önemli hale gelmiştir.

Morihei UeshibaAikido'da, özellikle kişinin kendini koruma becerilerini başarması yoluyla ruhsal gelişimi üzerinde durulur. Aikidonun ahlaki boyutu, hem antreman minderinde hemde antreman minderi dışındaki uygulamasının her alanına girmiştir. Aikido'nun kurucusu Morihei Ueshiba'nın felsefesine göre aikido, insanları tek bir "dünya ailesi" içinde birleştirmek için bir araçtır. Başkalarının canını yakmak için bir araç değil, "sevgi dolu bir kendini korumaya" giden yoldur.

Amacının diğer savaş sanatlarınkinden farklı olması nedeniyle, aikido çalışmasının etkin olmadığının ya da tekniklerinin etkisiz olduğunu farz etmek yanlış olur. Kurucusu Morihei Ueshiba'nın öğrettiği şekilde geleneksel tarzda çalışıldığında aikido, savaşmanın gerektiği fiziksel mücadelelerde büyük bir avantaj sağlamaktadır. Teknikler güçlü fakat şiddet duygusu olmadan gerçekleştirilir. Eklemleri kilitleyen ve kenetleyen hareketler, sakatlayıcı yaralanmalar olmadan rakibi denetime alır ve hareketsiz bırakır. Gerçekte aikido tekniklerinin bedene ciddi zarar verme, hatta öldürme kapasitesi vardır. Buna rağmen, aikido'nun ilkeleri bu tür zarar verici davranışları yasak eder.
Aikido'nun temel ilkesi; bir rakibin hareketi ve enerjisi ile uyum içinde hareket etmek, kişinin kendi fiziksel merkezini, karşı saldırıdan korurken, rakibin fiziksel merkezini denetlemektir. Kişi, asla kendisine yönelen güç ve saldırganlığa aynı şekilde karşılık vererek dövüşmez. Bunun yerine bedeninin yerini değiştirme, eklem kilitleri veya denge bozma, fırlatma, denetim altına alma teknikleri, yaşamsal noktalara saldırmaya yönelik teknikleri uygular ve tabii aşırı güç harcamadan rakibin saldırısının yönünü değiştirmek ve denetim altına almak için onun hareketi ve enerjisiyle uyum içinde olmasını sağlayan daha ileri teknik ve yöntemleri kullanır.

Aikido'nun Kökeni ve Tarihi


Ne yazık ki, Aikido'nun tam kökeni ve oluşumuna yarayan formlar güvenilir bir biçimde belgelenmemiştir. Bu nedenle de, bu konuda günümüzde birkaç yaygın teori veya hikaye bulunmaktadır. Yapılan yoğun araştırmalar sonucunda ortaya çıkan ve aşağıda verilen hikayenin, gerçeğe uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Aikido teriminin ilk olarak, bundan yaklaşık 900 yıl önce, Teseiwagenji Klanı'ndan ünlü bir samurai olan Yoshimitsu Shinra Saburo Minamoto tarafından kullanıldığı sanılmaktadır. Dendiğine göre, Yoshimitsu, Daito Malikanesi'nde, suçluların ve savaşta ölenlerin bedenlerini parçalara ayırarak incelemiş, bu sayede edindiği beden ve iskelet sistemi işleyişi hakkındaki bilgisi de Daito-ryu stil jujutsu'ya temel oluşturmuştur. Yoshimitsu bu sanatını, daha sonra Japonya'nın Takeda bölgesine yerleşecek olan oğlu Yoshimitsu Yoshikiya'ya aktarmıştır. Aile, 1500'lerden 1800'lerin sonlarına dek Takeda'da (Kai Eyaleti) yaşamış ve "Takeda" adını almıştır.



HAPKIDO (14.06.2005)

HapkidoHapkido
Hapkido olarak bilinen dövüş sporu Korenin belli başlı kendine has sporlarından biridir. Hapkido olarak bilinen sanatı formülize eden kişi Yong Sul Choi'dir.
Hapkido taekwondonun tam zıddıdır. Hapkidonun tüm yapısı açık defans üzerine kuruludur. En alt veya en üst seviye öğretilerinde bile hapkidonun amacı gelen yumruk veya tekmeden sıyrılmak ve rakibi eklem yerlerinden tutuşlarla yere indirmektir. Kore deki okurumuz Şinasi Alpago nun yazısı.




HAPKIDO

Hapkido olarak bilinen dövüş sporu Korenin belli başlı kendine has sporlarından biridir. Hapkido olarak bilinecek sanatı formülize eden kişi Yong Sul Choi dir. Japonyada kırk yılboyunca yaşarken Daito Ryu Aikijutsi patriği olan Sokaku Takeda için çalıştı. Bu süre içinde onun geliştirdiği Daito Ryu savunma sanatını öğrendi ve eğitmeni oldu. Takeda'nın ölümünden sonra Kore'ye geri döndü. Korede domuz çiftliklerinde çalştı ve hamur işleri satıcılığı yaptı. Kaderi onu birgün bira fabrikası sahibi olan Dong Jin Shuh'un yanına götürdü.

Onun oğlu Bok sup shuh bir gün Choi'yi, kendisine saldıran 9-10 kişiyi çok çabuk bertaraf ettiğini gördü. Choi'den bu savunmayı nerden öğrendiğini sordu. Choi sanatının "Daito Ryu" savunması olduğunu ve bu konuda bildiklerini anlattı. Choi'nin yetenekleri Shuh'u etkiledi. Çünkü kendiside Judoda siyah kuşaktı ve dövüş sanatları ile ilgileniyordu. Kendisi Choinin ilk öğrencisi oldu . Bu Hapkidonun ilk öğrencisidir. Böylece Hapkidonun temelleri atılmaya başladı.

Hapkidonun temeli Choinin Japonya'da öğrendiği ve "Daito Ryo" denen dövüş sanatıdır. Daha sonra Bu sanat Shuh tarafından Judo ile bütünleştirildi. Çoğu insan hapkidoda aynı hatalara düştü. Herkes hapkido için Kore tarihinin derinliklerinde bir şeyler aramaya çaıştı. Aslında hapkidonun doğuşu ve şekillenmesi bu kadar basittir. Üzerinde Judonun çok büyük etkisi vardır. Aslında Choi sistemi hakkında büyük tarihi iddialarda bulunmadı. Sistemini Japonya'dan aldığını adının Dae Dong Ryu Yu Sool olduğunu bununda Korece'ye Daito Ryu Jujitsu olarak çevrildiğini söyledi.

Taekwondo ve hapkidonun Kore Sporu olması hasebiyle genelde karıştırılır. Taekwondo ve hapkidonun köklerindeki faklılılar defans uygulamalarındadır. Taekwondo özellikle WTF tarafından uygulanan bir stil olup aslında savunmadan ziyade bir saldırı öğretisi olarak tatbik edilmeye başlanmış ve artık bir zor çalışma isteyen bir sportif branş haline gelmiştir. Tüm teknikleri artık sıradan bir insanın kendini savunması üzerine değil rakiple müsabaka yapmaya yönelik olarak şekillendirilmiştir. Savunma deyince bile rakibin tekniğinin içine girip ona saldırmak özelliği gelişmiştir. Yani savunması bile saldırıya ve rakibe vurmaya odaklanmıştır.

Hapkido ise taekwondonun tam zıddıdır. Hapkidonun tüm yapısı açık defans üzerine kuruludur. En alt veya en üst seviye öğretilerinde bile hapkidonun amacı gelen yumruk veya tekmeden sıyrılmak ve rakibi eklem yerlerinden tutuşlarla yere indirmektir. Rakibe saldırı yoktur. Saldıran rakibi onun haraketlerinden faydalanarak yere düşürmektir.

Hapkidoda diğer sporlara nazaran biraz dini öğelerin yerini ilim ve fen alır. Taklaları ve savunma şekilerinde tamamen fizik ve biyoloji kuralları göz onünde bulundurulur. Bunun en bariz özelliği taklalarda görülebilir. Eğitim sırasında bu hareketler öğretilirken kulağın icindeki yarım daire kanallarındaki sıvının vucudunuzun alacağı şekle göre beyinciğe gönderilicek sinir uyartıların hesabından en ince biyo-fiziksel ayrıntıya kadar değinilir.

Hapkido aslında Japon Aikidosuna bir alternatifdir denebilir. Çünkü gerek temeldeki savunma mantığı gerekse de atak şekilleriylede benzerlik gösterir. Fakat Aikidodaki tekniklerin geçmişindeki hankido ile geliştirilmesi Hapkidoyu ayırmıştır. Ayrıca ssangçolgong (mınçıka)'un kendi teknikleriyle yeniden elden geçirilmesi ile Hapkidonun Kore'de bile 1960'da açılan Kore Hapkido Federasyonunun genç olamasına rağmen aslında çok köklü bir spor olmasının kanıtarındandır.

Yazan : Şinasi Alpago Daejeon